Oku Dusun Adini Sen Koy

Siz ister acilim deyin ister sacilim deyin karari MILLET versin

Yil 1973 Calistigim fabrikada Turkiyenin her bolgesinden gelen insanlar var .Herkezinde bir siyasi fikri gorusu var .Ilk zamanlar kahve molalarinda izinine 4 ay kala izin muhabbeti baslar izinden donunce yine donunce 4 ay izine giderken cektigi gordugu Turkiyede,ki olaylari anlatir haliyle birazda kendisi katar birisi var SIK SIK bana yezit deyip duruyordu o kisilerin muslumanlara yezit dedgini bildigim icin sesimi cikarmiyordum . Bir gun patladim sen nesin ? aptes yok namaz yok Allah inananmazin sin ne oldugunu soylede bizde bilelim biz sizin gibi parti duzenlemiyoruz deyince sinirlendi benim dedigimi diger kendisi gibi olanlara soyledi benimde yanimda hemserim vardi bende ona soyledim oda sert tepki verince sesini cikaramadi .Bu kisi bana bizim nufusumuz sizi gecesiye kadar cocuk yapacagiz diyordu kac cocugu olsa iyi ? 10 tane cocugu vardi .Tabi o yillarda tekvando ve judoya gidiyordum bir kere disarida beni dovmek isdedi boyuna kilosuna guvenerek iki yumruk yiyip yanima yine sokulamayinca birdaha ayni seye tessebbus etmedi .Simavli hemserim var cucuklar burda ilk okulu bitirince Turk kulturune gore egitim almalari icin cocuklari Izmire goturdu bende onun yaninda kalmaga basladim o zamanlar aileler bize Yakin olan Almanyanin bir sehrine gonderiyorlardi tabi cocuklara der veren Turk ogretmenlerle bir dostluk kuruyorsun cocuklar izmire gidince bu ogretmenler cumartesi gunleri bizim sehre gelince hemserimin yanina ugruyorlardi bende orda kalinca haliyle birseylerden konusacagiz ogretmenin birisi tam solcu ustelik dine ve Osmanliya dusman tarihleri ve olaylari o kadar carpitiyorki bilmeyen onun soylediklerini gercek zannedecek .Eve internet gelesiye kadar nerdeyse asiri bir kitap okuma aliskinligim vardi nerdeyse gunde bir kitap basda tarih dini kitap ve romanlar o kisiye hem tarihleri tam vermiyorsun hem olaylari karistiryorsun hem tek kitapdan alinti yapiyorsun diger kitapda senin soyledginin tersi yaziyor yaninda hocaya degilmi hocam dedim haklisin deyince bir daha eve gelmedi benimle karsilasmak istemedi bende o yillarda bunlar Allahsiz bunlar ALLAHIDA inkar eder dedigimde hemserim bana kiziyordu ve kotu soz soylememi o evde istemiyordu 1982 yilinda izine gittiginde bir nisana davet edilir nisanda ogretmen olan birisi bircok konusmalardan sonra dinin Afyon oldugunu aslinda Allahin olmadigini olmayan birseye insanlarin inanmak zorunda birakildigini soyler .Hemserim izinden donunce hakliymissin bunlar Allaha inanmiyor deyince nihayet gercekleri gorebildin dedim . Yine ayni yerde hala cok sevdigim bir arkadas var yasida yerindeydi bu kisiye baba diyorlardi 1981 yilinda kahve molasinda konu dinden acildi konusmaya vakit yetmedi is bitince bizim eve gidecegiz sen beni ikna edersen ben senin dini inancini kabul edecegim ben seni ikna edersem sen benim inancimi kabul edeceksin dedim kaldigim yerde o an icin baskada insan yokdu gece vardiyasindan cikinca dogru eve once kahvaltimizi yaptik 1,5 saat konusduk sonunda sen haklisin ama biz dedemizden babamizdan boyle gorduk deyince o zaman senin cocuklarin torunlarin senden dogru yolu gorsunler deyince sana soyleyecek sozum yok sen haklisin birdaha seninle dini konulara girmiyecegim beni bagisla deyince karar senin dedim . Yine ayni yillarda bizlerin yemedi haram eti bir aileyi yerken gordum tedirgin oldular benim herkeze soyleyecegimi dusunerek biz carsida bu eti yeriz ama evimize sokmayiz dediler beni zaten kimin ne yedigi ilgilendirmez mecbur olmadikca disarida gordugumu soylemem Tahminen 1995 de Ankaradan ucaga bindim ucak normal hale gelince ucagin arka tarafina sigara icmege giderken baktim bos bir yer var kisinin elindede sigara hemen oturdum 63 yaslarinda zira sakali uzun olunca yasini tam kesdirmek mumkun deyil Tabi konumuz yine siyaset ikimizin arasinda fikir zitligi yok benim her konusdugumda agzina saglik gozunun yagini yiyeyim diyor kisinin encok hosuna gidende Dogu hapishanemiki her suc isleyeni doguya suruyorsun batida isledigi sucun cezasi doguya surgunmudur ? yukaridaki olayi once bu kisileri tahlil edelim diye yazdim . simdi tamammi davammi ? isterseniz simdi teror hakkindaki bilgilere gelelim. Acı bilançoyu, verilen şehitleri, mücadele sonucu gazi durumuna düşen yiğitlerimizi ve harcanan devasa bütçeyi okuduğumda üzüntüm ve acım bin kat daha arttı.
Bütçeden ziyade, verilen şehitlerin ve ailelerin, kalan gazilerin ve ailelerin acıları yüreğimi burktu.Türkiye artık bu sorunu bir şekilde halletmeli. Birlik ve bütünlük içinde, adına ister terör sorunu deyin, ister Demokrasi sorunu deyin, ister Kürt sorunu deyin… Türkiye artık bu problemi çözmeli.Artık, anneler ağlamamalı, aileler parçalanmamalı, gencecik fidanlarımız yine Anadolu’dan kandırılarak, aldatılarak dağlara çıkmış olan kendi gençleriyle çatışmamalı, şehit olmamalı. Artık bu sorun çözülmeli, ülkede bir tek anne bile terör yüzünden ağlamamalı, gencecik fidanlar hayatlarının baharında kaybedilmemelidir…
 İnternethaberin terör bilançosu haberini sizlerle paylaşıyorum:
Kimi eleştirilere ve kaygılara karşın toplumun farklı kesimleri ve kurumlar bu sürecin iyi değerlendirilmesi gerektiği görüşünde.
Süreç nasıl sonuçlanacak bunu zaman gösterecek, ama bu günlerde Türkiye’nin 25 yıllık tarihine damga vuran PKK’yla mücadele sürecini yeniden hatırlamakta fayda var. On binleri bulan insan kaybı, yüz milyar dolarla ifade edilen ekonomik maliyet,bu (rakami 250 milyar dolar olarak YAZANLAR VAR) asagidaki hesaplamalar 100 milyar uzerinden hesaplanmisdir . Büyük paralar dökülen sınır ötesi harekatlar ve PKK’nın tek taraflı ateşkes ilanları ile işte 25 yılın öyküsü:

SINIR ÖTESİ HAREKATLAR

15 Ağustos 1984’te Eruh Jandarma Karakolu’nun basılmasıyla başlayan PKK terörünü bitirmek için irili ufaklı 25 kez sınır ötesi harekat düzenlendi. Bu operasyonlardan öne çıkanlar şunlar:

1983: 6 bin 500 asker sınırı 5 km geçti. Operasyonlarda Barzani kampları da zarar gördü ve PKK ile Barzani arasındaki ilk yakınlaşma bu günlerde oldu.

1991: “Süpürge Operasyonu” adıyla yapılan operasyonda Durji bölgesinde yakın temas sağlandı. 1991 yılı boyunca çeşitli defalar sınır aşılmak zorunda kalındı. Dohuk, Erbil, Zaho, Selahaddin şehirlerine Türk güvenlik güçleri ve istihbaratı kalıcı olarak yerleştirildi.

1992: 15 bin kadar asker hava ve tank desteği altında Ekim 1992’de yapıldı. Bu harekatta 450 civarında PKK’lı öldürülürdü.

1994: 5 bin asker ile bir kez daha sınır 15 km kadar geçildi.

1995: Çelik Operasyonu kapsamında 35 bini aşkın asker sınırı aştı. 60 km’den fazla içeriye girildi 12 PKK kampı hedeflendi ve birçok PKK militanını etkisiz hale getirildi.

1995: Tampon bölge kurulması hedeflendi. Temmuz 1995’de sınır aşılırken operasyonlar bir buçuk ay sürdü. Operasyonlarda 500″den fazla PKK”lı öldürüldü.
1996: Havadan Zap, Haftanin ve Kumri dağı ve çevresi bombalandı. Yazın Sinat, Aresindi Boğazı, Birkiavda, Haftanin ve Gelereş civarındaki kamplar hedefteydi.

1997: `Balyoz Operasyonu` ile hava desteği altında 35 bin asker operasyona katıldı. Yaz boyunca Irak”ın kuzeyinde kalındı. Operasyona 10 binden fazla takviye asker katıldı.

1997: Eylül’deki operasyon tank desteği altında yaklaşık 10 bin askerle yapıldı. Ekim’in ikinci haftasında geri dönüldü. Dönüşte bin kadar asker sınır boyunda konuşlandırıldı. Bu operasyonlarda TSK 2 helikopterini kaybetti.

1997: Çekiç Operasyonunda Hakurke bölgesine girildi. Operasyona 20 bin asker katıldı.

1998: 15.000 kadar askerle düzenlenen Murat Operasyonu da istenen sonucu veremedi.

1999: Havadan bombalama ve karadan operasyonlar düzenlendi. Lolan ve Hakurke’ye havadan bombalama yapıldı.

2008: K. Irak`ta belirlenen hedefler karada konuşlu uzun menzilli silahlar ve Hava Kuvvetleri`ne mensup uçaklar ile vuruldu. 237 terörist etkisiz hale getirildi.
BEDELİ TÜRKİYE’NİN GELECEĞİ

Resmi ağızlardan gelen açıklamalara göre terörle mücadele sürecinde yaralı ve sağ ele geçenler, teslim olanlarla birlikte etkisiz hale getirilen terörist sayısı 46 bin.

Bu dönemde verilen şehit sayısı 4 bin 937’si asker olmak üzere 6 bin 482.

Sivil kayıp ise 5 bin 660.

Bu parayla teröre kaynak yaratan işsizlik sorununa çözüm bulunarak en az 3 milyon kişiye istihdam imkânı yaratılabilirdi.

Teröre harcanan para ekonomiye, verimli kaynaklara yatırılsaydı Türkiyede kişi başına gelirle birlikte eğitim ve kültür düzeyi artmış olacaktı.

350 milyar dolara; 8 tane GAP, 35 bin kilometre otoban, 5 milyon derslikli okul, 370 Boğaziçi Köprüsü, 78 Atatürk Barajı yapılabiliyor. Bu rakam aynı zamanda Türkiye’nin hastane ve sağlık ocaklarıyla birlikte 83 yıllık sağlık gideri.
Simdi adi siz koyum acilimmi katlimmi kazandirmami olsun bunun adini millet koysun

Ziyaettin Tokyay