SOZDE DEMOKRASILERLE kaybedilen yillarimiz

Türkiye, demokratik hayata 1920’lerden itibaren geçmekle birlikte, henüz kurallarını oturtamamıştır. Bunun nedenleri arasında en başta geleni, partilerin demokrat olmayışıdır.
1- Partiler demokratik değildir. Çünkü parti liderlerinin partiler üzerinde çok büyük bir vesayet yetkisi bulunmaktadır. Partilerin genel başkanlarının sahip olduğu yetkiler demokratik hiç bir kural ile bağdaştırılamamaktadır. Genel başkanlar, seçildikleri andan itibaren ‘kaydi hayat’ şartıyla partilerinin başında bulunmaktadır. Seçimle parti başkanının değişmesi, olağan değildir. Zirâ, şeklen yapılan parti kongrelerinin sonucu genel başkan lehine baştan bellidir. Genel başkanı seçecek olan delegeler, Siyasi Partiler Kanunu’na göre seçimle değil, atamayla iş başına getirilir. Dolayısıyla kongre üyeleri genel başkanın emrinden dışarı çıkamaz. Eğer, bir il veya ilçede mahalli yönetimdekiler baş kaldırırsa, ya partiden atılır veya siyasetin imkânlarından ömür boyunca yararlanamaz.
2- Siyasetin en büyük mertebesine ulaşan milletvekilleri içinde seçilmişlik kavramı artık tarihe karışmıştır. Yine Siyasi Partiler Kanuna göre, milletvekili bulunduğu yerden seçilerek değil, genel başkanın ataması ile TBMM’ye gelmektedir. Yapılan milletvekili seçimi de göstermektedir. Bu haliyle, milletvekili ataması bir yüksek bürokratın atamasından daha ilkesizdir. En azından, bir yüksek bürokratın atamasında, eğitim, liyakat, kıdem ve mesleki ihtisas aranırken, milletvekili seçiminde bu kriterler aranmaz.
3- Siyasi partiler, Hazine yardımı almaktadır. Hazine bu milletin beytül malıdır. Başkalarının siyaset yapmasına Hazine’den para verilmesi uygulaması dünyanın hiçbir ülkesinde mevcut değildir. Yine, milletvekillerinin görevinden ayrıldıktan sonra ömür boyu kendisi ve ailesinin sağlık başta olmak üzere bazı giderlerinin Hazine’den karşılanması ve en yüksek devlet memurunun da fevkinde emekli maaşına bağlanması, herhalde başka ülkelerde yoktur.
Sonuç itibariyle, Türkiye’de demokrasinin yerleşmesini istiyorsak, önce Siyasi Partiler Yasası’nı ve secim sistemini tamamen değiştirmeliyiz.
Ornek Millet vekilleri aday adaylarini partiye kayitli uyeler belirlemeli partilerin gosterecegi aday sInIrlI olmali bunun yaninda normal vatandaslarda adayligni koyacak sekilde duzenleme yapilmali partiden istifa edenlerin vekilligi dusmeli veya hicbir partiye katilma hakki olmamali oldugunda dusmeli vekilligi sirasinda vefat eden vekillerin yerine siradaki vekil gorev yapmali vekiller oy cokluguna gore secilmeli yani 5 millet vekili cikaran ilde her parti 15 aday gostermeli tek adayi genel merkez 4 aday il teskilati 10 adayda vatandaslar arasindan adayligni koyabilmeli secimler elektronik sistemle yapilmali partinin amlemi birinci adaydan 15 kadar sirayla yazilmali ilk 5 day biraz sansli isimlere verilen oylar tercihli direk partiye verilen oylar ilk 5 dekinin secilmesine yetmedigi zaman dagitilir MILLET VEKILERINE SAGLANAN OZLE HAKKLAR TEKRAR GOZDEN gecirilmeli
Şüphesiz yukarıda saydıklarıma ilaveten; Türk halkının demokratik kültür ve anlayış düzeyinin yükselmesi, bu vurdumduymaz tavrını terk etmesi; medya/yargı/asker/iş alemi kesimlerinin de demokrasiyi içten benimsemesi, üstünlük inançlarını terk etmesi, darbe teşvikçiliğinden vazgeçmesi, seçim/sandık ve oy kavramlarına saygı göstermesi herkesin ülke çıkarlarını ön planda tutması, dışa bağımlılığı tam anlamı ile reddetmesi; olmazsa-olmaz şartlardır. Aksi halde, demokrasiye yapılan tecavüzler sürüp gidecek; ‘ara rejim’ senaryoları bitip tükenmeyecektir.

suan aklima gelmiyen sordukca anlatilacak konular var

Ziyaettin Tokyay